Copyright © 2008 suaritmacihazi.com

Tasarım Webinsa
FOKUS WATER SUARITMA CİHAZI  DOKTOR TAVSİYESİ
Sudaki Hangi Maddeler Hangi Rahatsızlıklara Sebep Olur ?

Arsenik: Karaciger ve ciltte kötü huylu tümör olusumu, kramplar, spazmlar, sinir sistemini etkiler.
Baryum: Uzun süreli uyarici kas reaksiyonlari, sinir blokaji
Benzen: Kanser, lösemi, anemi
Kadmiyum: Bronsit, anemi, mide rahatsizliklari
Karbon Tetraklorid: Merkezi sinir sistemi baskisi, mide, karaciger ve böbreklerde hasar, koma ve ölüm
Klordan: Karaciger ve böbrek hasari
Klorobenzen: Solunum sisteminde iritasyon, merkezi sinir sisteminde depresyon
Kloroform: Karaciger, böbrek ve kalp etkileri
Kromyum: Böbrek hasari, kanser
Bakir: Mide iritasyonu, çocuk ve bebek ölümü, Wilson hastaligi
Dikloroetilen: Mide bulantisi ve bas dönmesi
Etilendibromid: Dogurganligin azalmasi
Florit: Yüksek dozlarda iskelet sistemi hasari
Heptaklor: Tümör olusumu
Kursun: Sinir sisteminde, böbreklerde, üreme sisteminde hasar . 
Lindan: Kronik karaciger hasari, anemi, lösemi
Merkür: Böbrek yetmezligi, ölüm
Metilen Klorid: Zehirlidir.
Nikel: Hiperglisemin, mide ve sinir sistemi rahatsizliklari
Pentaklorofenol: Istah kaybi, solunum yetmezligi, uyusma, koma ve ölüm
PCB: Cilt ve karaciger hasari, mide bulantisi, kilo kaybi, koma, ölüm
Selenyum:   Kanserojen, mukusta tahribat
Sülfat: Laksatif etki
Tetrakloroetilen: Merkezi sinir sistemi etkisi, uyusma, ölüm
Toluen: Uyusturucu etki, gözlerde ve solunumda iritasyon
Toksafen: Akciger hasari
Trikloroetan: Uyusturucu etki, merkezi sinir sisteminde depresyon, bilinç kaybi, ölüm
Trikloroetilen: Merkezi sinir sisteminde depresyon, koordinasyon kaybi, bilinç kaybi
Trihalometan: Kas ve sinir sisteminde etki, bilinç kaybı
Vinilklorid: Merkezi sinir sisteminde depresyon, görme ve isitme kaybi, ölüm
Ksilen: Mukoz yapi iritasyonu, akciger tikanmasi, böbrek yetmezligi
Çinko: Kas sertligi ve aci, istah kaybi, mide bulantisi


Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Peker, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de hazır ve işlenmiş su tüketiminin her geçen gün arttığını belirtti.
Bu artış sürecinde gerek bilinçsiz kullanım gerekse sorumluluk sahibi olmayan üreticiler nedeniyle sağlıkta riskler ortaya çıktığını ifade eden Peker, ''Damacana sularının kullanımında temelde 3 risk mevcuttur. Bunlar damacana pompalarından kaynaklanan bakteri kirliliği, damacana ham maddesinden kaynaklanan kimyasal kirlilik ve üretim sırasında oluşabilecek kirliliklerdir'' dedi.
Peker, pompa kaynaklı kirliliklerin genellikle bilinçsiz tüketimden kaynaklandığına dikkati çekerek, şu bilgileri verdi:
''Damacanalardaki suyu dışarıdan aldığı hava yardımıyla basan pompalar, nemli ve havaya açık bir ortam oluşturdukları için her zaman bakteriyolojik kirliliğe açıktır. Bundan dolayı damacana pompaları haftada bir kez klorlu suyla temizlenerek dezenfekte edilmeli ve pompalarda oluşabilecek bakteriler engellenmelidir. Çünkü pompalarda oluşabilecek bakteri biyofilmleri (kaygan tabaka), hepatit virüsleri, verem, ishal, tifo, dizanteri gibi enfeksiyon hastalıklarına neden olan bakterileri barındırmaktadır. Pompalar temizlenebilir özellikte değilse mutlaka yılda bir kez değiştirilmelidir.''


FOSGEN TEHLİKESİ
İkinci bir risk faktörünün ise damacanaların ham maddesinden kaynaklanan kimyasal kirlilik olduğunu belirten Prof. Dr. Peker, damacana ham maddesi olarak kullanılan kimyasallardan ''fosgen'' adında oldukça zehirli ve savaşlarda kullanılan kimyasal bir gazın ortaya çıktığını söyledi.
Peker, bu zehirli kimyasalın yüzeyi yıpranmış ve uzun süre içinde su bekletilen damacanalardan sulara karışabileceğine dikkati çekerek, yıpranmamış ve aşınmamış damacanaların satın alınması, bunların yaklaşık 50 kullanımdan sonra imha edilmesi gerektiğini bildirdi.
Üçüncü risk faktörünün ise üreticilerin sağlıksız koşullarda su üretmesinden kaynaklandığını belirten Prof. Dr. İbrahim Peker, şöyle konuştu:
''Piyasada satılan damacana sularının bazıları işlenmiş sulardan, bazıları ise doğal memba sularından oluşmaktadır. Memba sularının damacanalara doldurulma sırasında oluşabilecek hijyenik olmayan koşullar bakteriyolojik kirliliğe sebep olacaktır. Ayrıca, suların hangi şartlarda işlendiği ve ne gibi koşullarda depolanıp son kullanıcıya iletildiği de tartışmalı bir durumdur.''
Peker, damacana suyu alırken ve kullanırken dikkat edilmesi gerekenler konusunda da şu bilgileri verdi:
''Damacana suları alınırken bu suları satan firmaların Sağlık Bakanlığı tarafından izinli olup olmadığına, damacanalar üzerinde emniyet bantları bulunup bulunmadığına, suyun cinsi, üretim adresi, dolum ve son kullanma tarihi, uygulanan işlemlerin ve sahip olduğu parametrelerin yazılı olduğu etiketlerin olup olmadığına, bu etiketlerdeki parametrelerin içme suyu standartlarına uyup uymadığına mutlak suretle göz atılmalıdır. Ayrıca damacanalarda kullanılan pompaların temizlenmesine, damacanaların kuru, güneş ışığı almayan ve temiz yerlerde saklanmasına dikkat edilmelidir. Aksi halde zararlı mikroorganizmaların çoğalmasına sebep olur. Sulara etki edecek kokulu maddeler damacana yakınında bulunmamalı, en önemlisi kullanılabilecek kadar su almaya ve bir haftada tüketilebilecek miktarlardaki ambalajlarda hazır suları tercih etmeye özen gösterilmelidir. Su şişesinin kapağı açıldığında bir gün içerisinde, damacanalar ise kapakları açıldığında en kısa sürede tüketilmelidir.''

KAPALI ARAÇLARDA TÜKETİCİYE ULAŞMALI
Ege Bölgesi Polikarbon Su Satıcıları Derneği Başkanı Tevfik Fikret Özkök ise damacana sularının LPG tüpleriyle yan yana taşınmadığı ve sıcağa maruz bırakılmadığı sürece risk taşımadığını savundu.
Özkök, ''Kapalı araçlarla tüketiciye ulaştırılan, güneşe ve sıcağa maruz bırakılmayan damacana suları sağlıklıdır. LPG tüpü servisi yapan araçlarda, damacana sularının tüplerle birlikte tüketiciye ulaştırılmasının sakıncalarını 11 yıldır dile getiriyoruz. Bunun önlenmesi için çaba harcıyoruz'' dedi.
Kaynak: Bugün Gazetesi 2009

Damacana  pompalarına ve su arıtıma dikkat: Mikro organizmalar KOLONİ oluşturabilir
GATA Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Tekbaş ve Doç. Dr. Oğur,   damacanalarda kullanılan pompalarla ilgili tüketicileri uyardı.

GATA Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Faruk Tekbaş ve Doç. Dr. Recai Oğur, Türk Silahlı Kuvvetleri Koruyucu Hekimlik Bülteni'nde yayımladıkları makaleyle, evlerdeki su arıtma cihazları ve damacanalarda kullanılan pompalarla ilgili tüketicileri uyardı.su arıtma cihazlarının da düzenli  bakımları ve filtre değişimi yapılması yönünde uyarı yaptı..
Kaynak : MİLLİYET GAZETESİ  2009

Hürriyet : Prof.Dr.Osman MÜFTÜOĞLU Uyarıyor! Su Arıtma Cihazları Kullanılmalı.
17.10.2009 23:03:46
İstanbul'un su sorunu günden güne artıyor. Sadece İstanbul değil, tüm Türkiye'de kirlilik ve su sıkıntısı gündemde. Hastalıklar artıyor, tehlike büyüyor. Peki ne yapılmalı, kirlilik önlenebilir mi? Bu sorun çözülebilir mi? Prof. Dr. Osman Müftüoğlu konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.


Müftüoğlu, Türkiye genelinde çok ciddi bir susuzluk sorunu olduğunu ve gerekli önlemlerin alınmaması halinde sorunun çok daha fazla büyüyeceğini belirterek şöyle dedi:
Nüfus sayısı arttıkça, su kullanımı fazlalaştıkça sorun daha da büyümekte. Arıtılan suların çok süratli olarak ve dinlendirilmeden kullanıma sunulması bu sorunu ortaya çıkarıyor.
Melen Çayı'nda da bu sorun ortaya çıkıyor. İstanbul'un barajlarına Düzce'den kanalizasyon pompalanması, İzmir'de arsenik içeren suların kullanıma sunulması çok ciddi sorunlardır. Gerekli önlemleri almazsak, eğer bizler birer savaşçı olmazsak şimdi suyumuzu kaybederiz, daha sonrada havamızı ve çevremizi kaybederiz. Belediyelerin de bu konuda daha açık sözlü olmaları ve sorunu gizlemekten çok sorunu ortaya çıkarmalı ve çözüm üretmeleri gerekir.

SADECE İÇMEK DEĞİL, YIKAMAKTAN DA MİKROP KAPABİLİRİZ
Musluktan su içmemek sounu bitirmiyor. Meyve sebzeleri yıkadığımız su dahi kirliyse o mikroplar yine vücuda girecektir.

SU OLMAZSA OLMAZDIR
Su sağlık açısından çok önemlidir ve olmazsa olmazımızdır. İnsanın hayatını sürdürebilmesi ve sağlığını korulabilmesi için bol su içmesi gereklidir. Suların içeriği hep aynıdır. Önemli olan içindeki maddelerdir. Suyun mineral ve organik yapısının sağlıklı olması gereklidir.

DEPREMLER YERALTI SULARINI ETKİLİYOR
Türkiye'de diğer önemli bir konuda yeraltısuları. Türkiye'nin deprem bölgesi olması, yeraltı sularını da etkiliyor. Depremler, suyun mineral yapısını değiştirebiliyor. Bu konuya fazla dikkat çekilmiyor ancak, bugün arsenik seviyesi normal olan bir suyun 1 sene sonra seviyesi yükselmiş olup zararlı bir su haline gelebiliyor.
İshal vakaları günden güne artıyor. Bu kirlilik önlenmezse bu sorun daha çok büyüyecek ve başka hastalıklara da yol açacaktır.
Bundan birkaç sene önce çok bilinenve çok tarihi bir yerin, Orta Anadolu'ya ait suyun yapısında değişiklik tespit edildi. Yani sağlıklı olan bir suyun zaman içerisinde yapısının değişip zararlı hale gelebiliyor.

SAĞLIK BAKANLIĞI ACİL ALARM VERMELİ
Sağlık Bakanlığı bu konuda acil alarm vermeli, işin ciddiyetini halka anlatmalı ve acil önlemler alınmalıdır. Böyle giderse bugün suyumuzu, yarın çevremizi kaybedebiliriz.

SIKINTILAR GÖRMEZDEN GELMEMELİ
Su sıkıntısı arttıkça belediyeler sıkıntılar görmezden geliyor ve sorunu halktan gizlemeye çalışarak en büyük hatayı yapmaktadır. Belediyelerin en kısa zamanda önlem alması gerekmektedir. Suyun dağıtımları ve kullanımı ile denetimler artmalı ve sıklaştırılmalıdır.

İNSANLAR EVDE NE YAPMALI NASIL ÖNLEM ALMALI
Damacana suların sağlıklı olup olmadığı senelerce çok tartışıldı. Bu konuyla ilgili ciddi kaygılar var. Koşullar doldurum şekillleri ve nerede bekletildikleri çok önemli. Doldurum temiz olsa bile, bir damacana güneş altında bekletilirse, plastikler zararlı hale gelebiliyor veya suya zararlı maddeler karışabiliyor.

SU ARITMA SİSTEMİ KULLANILMALI
Benim önerim, apartmanda oturan insanların toplanarak çok pahalı olmayan su arıtma sistemlerini kurmaları ve kullanmaları. Bu arıtma sistemlerine güvenmeli ve kullanmalı. Bu sistemi alamayacak insanlar ise suyu kullanmadan evvel kaynatmalı ve daha sonra kullanmalıdır.
Prof.Dr.Osman MÜFTÜOĞLU uyarıyor Suyunuza DİKKAT

Suyunuza dikkat!

Her şeyin başı olarak düşündüğümüz sağlık ve insanın en çok ihtiyacı olan su…

Prof.Dr.Osman Müftüoğlu “YAŞASIN HAYAT” adlı kitabında sağlıklı bir su içmenin koşullarını açıklıyor.

”Evlere monte ettireceğiniz “reverse osmosis” su arıtma sistemiyle şehir suyunu arıtarak elde edeceğiniz suyu güvenle içebilirsiniz.

“Detoks programı süresince her gün en az 2 litre güvenilir kaynak suyu ya da filtre edilmiş su içmelisiniz. Ters osmos (reverse osmosis) yöntemiyle filtre edilmiş su arıtma yöntemi en güvenilir olanıdır.
Kanal D Doktorum Programı 05.05.2011
05 Mayıs 2011' de Fokus Water Su Arıtma Cihazlarımız evsel ve endüstriyel alanda Kanal D doktorum programı için tercih edilmiş olup bu prgram aracılığı ile milyonlarca kişiye ürünümüz tanıtılmıştır. Kanal D televizyonuna bizi tercih ettiği için çok teşekkür ediyoruz.